31 Temmuz 2012 Salı

Alıntı - Çavdar Tarlasında Çocuklar


‎"Hatırlamayışımın nedeni; felaket üzgündüm. Bir şeylere üzülüyorsam, tuvalete gitmem gerekse bile gitmem. Üzülmekten gidemem. Üzülmeyi bırakıp gidemem."

Çavdar Tarlasında Çocuklar - Jerome David Salinger

Fotoğraf: Vincent Chung

Provence Tarzı Dekorasyon Örnekleri












Alıntı - Aylak Adam


"İnsanlarla barışmak iyiydi. Böyle bir gün tatlıcıda bir kadınla tanıştı. Kadının çocuk gibi sık sık burnunu çekişi onu daha kadınlaştırıyor, hoşuna gidiyordu. Üç gün sürdü. Sık sık burnunu çekiyor diye bıraktı kadını."

Yusuf Atılgan - Aylak Adam

Kazananlar - Kaybedenler


HAYATINIZ, ESAS KAZANMANIZ GEREKENİ GÖZDEN KAÇIRARAK GEÇİYOR OLABİLİR 


Hayatta her zaman kazananlar ve kaybedenler var. Değişmeyen kural; kaybedenlerin, hiçbir zaman kazananların kazanmasını istememesi. Kazananlar da kaybetsin diye ellerinden geleni yaparlar.

Herkesin hayattan farklı beklentileri var. Aslında hepimiz sadece mutluluğumuzun peşindeyiz. Farkı yaratansa, o mutluluğa hangi yolla ve hangi bedellerle ulaşıldığı. Herkes kazanmanın peşinde. Kazanmaya bazen o kadar çok odaklanabiliyoruz ki, kazanırken kaybettiklerimizin farkına varamıyoruz.

Kazanmak dendiği zaman size neleri çağrıştırdığını bir düşünün. Aklınıza ilk gelen şeyler, muhtemelen hayatınızın şu anki evresinde eksikliğini en çok hissettiğiniz şeyler olacaktır.

Hayatında maddi sıkıntılar ön planda olan bir kişinin ilk aklına "para kazanmak" gelirken, maddi hiçbir problemi olmayan bir kişinin hayatında kazanmak istediği şey "sevgi" olarak belirleniyor olabilir.
Yaşamını lüzumsuz ilişkilerle veya ilişkisizlikle geçiren bir gencin kazanmaktan ilk anladığı şey "iyi bir kısmet" olacaktır. Kendi hayatını üretimsiz bir boşluk haline getirmiş ve kendi hayatında yaşayacağı hiçbir şey bulamadığı için çocuklarının hayatını yaşamaya karar vermiş bir ev hanımının, kazanmak dendiğinde ilk aklına gelen "çocuğunun iyi bir okulu kazanması" olurken, kendi hayatını sevgisiz bir boşluk olarak yaşayan orta yaşlı bir kadının tek kazanmak istediği "iyi bir gelin veya iyi bir damat" olabilir.

Bazılarımız ünvanların peşinde, bazılarımız kariyerlerinin. Kimisi şöhret kazanmanın, kimisi ise saygınlık kazanmanın yollarını arıyor.

Bunların hangisini kazanırsanız kazanın, bir şeyler eksik kalacak ve savaşınız devam edecek. Çünkü esas kazanmanız gerekeni gözden kaçırıyorsunuz. Kendi kişisel bütünlüğünüzü kazanmadıkça içiniz huzura kavuşmayacaktır. Kendi özünüzdeki zaafları göremedikçe, uğraşınız sürecektir. Ruhunuzda iç barış olmadığı sürece kazanmak basit bir kendi kendini tatmin aracı olmaktan öteye gidemeyecektir. Kendi özünü sevme noktasında zorluğu olan insanların, kazandıklarını sindiremediklerini ve kazandıklarını dünyaya ispat etme çabası içinde huzursuzluk çektiklerini ve çektirdiklerini gözlemliyorum.


Kaybedenler Kazananların Kazanmasını Asla İstemez

Para ve maddi zenginliğe kavuşmuş bir kadının, girdiği ortamlardaki kendisine ayrıcalık beklentisi ve bunu bulamadığı anlardaki öfkesi; sahip olduklarını sergileyebilirme çabası, güç gösterileri, kişisel bütünlüğüne ulaşmak için alması gereken uzun bir yolun olduğu gerçeğinin göstergeleridir.
Tuttuğu takım şampiyon olduğu zaman evinin bahçesine çıkıp havaya silahla ateş eden adam, kendisi statü de kazansa, takımı kupa da kazansa, şehirli olamamanın getirdiği iç ezikliğine başkaldırışını mermilerle seslendirmeye çalışıyordur.

Belli bir hayat alanında kazanırken, aslında kendi iç doyumunda kazanamadığını hisseden insanlar tehlikelidir. Bu insanlara karşı çok dikkatli olun, hatta mümkünse onlardan uzak durmaya çalışın derim.

Kendi iç bütünlüklerini kazanmış ve kendileriyle barışık insanların ise görünüşte zengin, güzel, başarılı veya güçlü görünmemeleri hiç önemli değil, onlara güvenebilirsiniz. Onlardan size kötülük gelmez.
İnsan ilişkileriyle uğraştığım on yedi yıllık hekimlik hayatım, bana insan doğası ile ilgili çok önemli bir gerçeği öğretti: Hayatta her zaman kazananlar ve kaybedenler var. Değişmeyen kural ise "Kaybedenler, hiçbir zaman kazananların kazanmasını istemezler. Kaybedenler, kazananların da kaybetmesi için ellerinden gelen her şeyi yaparlar."

Hepinize zaaflarınızı kabul edebilme becerisini gösterip, iç bütünlüğünüze inandığınız, bunun hayattaki en büyük kazancınız olduğunu bilerek başkalarının da kazanmasından zevk almayı becerdiğiniz bir hafta diliyorum.

Yazan: Dr. Ümit YAZMAN - vatanim.com.tr

Malakit (Bakırtaşı)





Malakit, Bakır Taşı veya Tavus kuşu Taşı diye adlandırılır. Işıltılı yeşil veya siyahımsı koyu yeşil rengindedir. Çizgi rengi soluk yeşildir.
Bedensel, ruhsal temizleyicilik ve dönüşüm sembolüdür.
Özdeşleştiği hayvan tavus kuşudur.
Özdeşleştiği burçlar Boğa, Terazi, Akrep, Oğlak.
Özdeşleştiği Çakra Alın (Üçüncü göz)
Çıkarıldığı başlıca ülkeler Zaire, Namibya, Rusya, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri'dir.
Malakit bakır yataklarında oluşan bir çeşit mineraldir. Azurit, kuprit ve bakırla birlikte bulunur.Yarı saydamdır. Bazıları mat, bazıları ipeğimsi veya yabani parıltılıdır.
Kolay kırılan bir yapıya sahiptir.
Parlak (ışıltılı) yeşil veya koyu yeşildir. Helezon şeklinde değişik değişik tonlar taşır.
Beğenilen bir taş çeşididir. Kristal gibi parladığı da olur. Bir açık, bir koyu yeşilin üst üste bindiği Akik’e benzer bantlı bir görünüm de taşır.
Gerçek Malakit taşı, aşırı duygulanmalara karşı kırılgandır. Aşırı duygusal olanların sürekli kullanması sakıncalıdır.


YARARLARI:
*Bedensel ve ruhsal temizleyicidir.
*Yaydığı enerji koruyucu bir cila gibi bedeni kaplar, hücreleri yeniler, gençlik ve dirilik verir, yaşlanmayı geciktirir.
*Kişiye bilgilenme ve hoşgörü yeteneği verir.
*Fiziksel ağrıları, özellikle diş ağrısını, doğum sancılarını, romatizmaya bağlı ağrıları, eklem ağrılarını hafifletir veya ortadan kaldırır. Ağrıları dindirmek için taşla o bölgeye masaj yapılması daha iyi sonuç verir.
*Üstü örtülmüş olan eski rahatsızlıkları ve acıları, nedenini bilmediğimiz sıkıntıların kaynağını görebilmemiz için ortaya çıkarır, bunlarla mücadele etmemize yardım eder.Sıkıntılı ruhsal durumu neşe ve huzura dönüştürür, tam bir denge oluşturur. Bunun için “Arındırma,Temizlik Taşı” olarak da tanımlanır.
*Ruhsal enerjileri özümseyerek, ruhsal yetenekleri kuvvetlendirir.
*Gerilimli ruh halini ortadan kaldırır. Sakinleştirici etkisi uyku verir.
*Pankreas ve dalağı sağlıklı tutar.
*İş hayatında güvenilirliği ve iş ortakları arasında ki bağlılığı artırır.
*Kalbi ve kan dolaşım sistemini korur.
*Radyasyonun etkilerinden korur. Görünüşü ilk bakışları üzerine çektiğinden nazardan korur.

İlk İzlenim 7 Saniyede Gerçekleşir



İlk İzlenim 7 Saniyede Gerçekleşir: 7 saniye içinde hedeflediğiniz işi kapabilir misiniz? Eğer karşıda iyi bir etki bırakırsanız bunu daha da çabuk yapabilirsiniz. İlk izlenim 7 saniye içinde gerçekleşir. İlk izleniminiz iyi değilse, ikinci bir şansınızın olması çok zordur; ancak iyi bir izlenim bıraktıysanız, karşınızdaki sizi ve deneyimlerinizi ciddiye ve dikkate alacaktır.

İnsanların nasıl ilk izlenim edindiğini öğrenin
Araştırmalar gösteriyor ki biriyle tanıştığınızda, izlenimin % 93′ü görünüş, beden dili gibi sözlü olmayan veriler üzerine kurulur. Kullandığınız kelimelerse izlenimin sadece % 7’sini oluşturur. İlk karşılaşma telefonda gerçekleşse de nasıl algılandığınızın % 70′i sesinizin tonuna, % 30′u kelimelerinize göre değerlendirilir. Yani, ne söylediğiniz değil, nasıl söylediğiniz önemli.

İlk 12 kelimenizi dikkatli seçin
Araştırmalar her ne kadar birebir görüşmelerde kelimelerinizin, insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri üzerinde % 7 etkisi olduğunu gösterse de siz yine de işi şansa bırakmayın. Görüşmeciyle tanıştığınızda bir kaç teşekkür cümlesi kurun. “Bana vakit ayırdığınız için teşekkürler” gibi… Siz takdir ettiğinizde insanlar da sizi takdir eder.

Karşınızdakinin ismini kullanın
Kendi isminizden kulağa daha hoş gelen başka bir şey yoktur. İlk 12 kelimenizde ve ilk 7 saniye içinde görüşmecinin ismini kullanmanız, ona değer verdiğiniz ve odaklandığınız mesajını verecektir. İsmiyle çağrılmak kadar hiçbir şey insanların dikkatini çekmez.

Saçınıza dikkat edin
Çünkü görüşmeci de edecektir. Biriyle tanıştığınızda dış görünüşünüzle ilgili olarak, ilk etapta saçınız ve yüzünüz dikkat çekecektir. Hiç kimse saçı stili profesyonel olmayan, dağınık saçlı biriyle çalışmak istemez.

Ayakkabılarınızın temiz olmasına özen gösterin
İnsanlar yüzünüzden hemen sonra ayaklarınıza bakar. Ayakkabılarınız temiz değilse, görüşmeci detaylara önem vermediğinizi düşünecektir. Ayakkabılarınız boyanmış ve iş ortamına uygun olmalı. Ayakkabınız kapıdan çıkarken giydiğiniz son şey olabilir ama insanların ilk dikkat ettikleri şeylerden biridir.

Hızlı yürüyün
Araştırmalar gösteriyor ki diğerlerinden % 10-20 daha hızlı yürüyen insanlar, önemli ve enerjik olarak görülüyor. Bu tam da potansiyel işvereninizin aradığı bir tip. Etkilemek istiyorsanız, temponuzu arttırın ve sanki bir yere yetişiyormuşsunuz gibi hızlı yürüyün.

İyi el sıkmayı öğrenin
Potansiyel işvereninizle tanıştığınızda, ilk yaptığınız elinizi uzatmaktır. Her iş adamı bilir ki iyi bir tokalaşma kendinden emin olmalıdır. Ancak görüşmelerde genelde, insanlar gevşek bir tokalaşma yaparlar. Eğer iyi bir başlangıç yapmak istiyorsanız, karşınızdakinin elini tam olarak kavramalı ve kendinden emin bir şekilde ama hafifçe tokalaşmalısınız. Böylece iyi bir iş ilişkisinin başlangıcını gerçekleştirmiş olursunuz.

Beden dilinizle sözlü mesajlarınızı uyumlu hale getirin
Tebessüm ya da memnun bir ifade, görüştüğünüz kişiye orada bulunmaktan memnun olduğunuz mesajını verir. Göz kontağı kurmak, söylenenlere dikkat ettiğinizi ve ilgilendiğinizi gösterir. Görüşmeciye doğru eğilmeniz, konuşmaya dâhil olduğunuzu gösterir. İlgili ve ilginç görünmek için mümkün olduğunca çok işaret kullanın.

Görüşme sürecinde, her hareketinizi planlayabilirsiniz. Görüşmeyi ayarlar, hazırlanır ve sunumunuzu yaparsınız. Ancak potansiyel işverenler her an her yerde karşınıza çıkabilir. Bu nedenle her an iyi bir izlenim yaratmak için hazır olun.

Yazan: Berna ÇETİN

Alıntı - Cemil Meriç


"İnsanları ikiye ayırıyorum. Seni tanıyanlar, seni tanımayanlar.
Seni tanıyanları ikiye ayırıyorum. Anlayanlar anlamayanlar.
Seni tanımayanlara yabancıyım. Seni anlamayanlara düşman.
Garip rüzgarlar esiyor başımda. Kavak yelleri desem değil, kasırga gibi, hortum gibi bir şey.
Kendimi de etrafımı da yok etmek istiyorum...
Sonra seni hatırlıyorum.
Birden zindanım aydınlanıyor.."


Cemil Meriç - Jurnal 2

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Masa Sandalyeleri Dışarı Taşıma Vakti :)










Alıntı - Tıkanma


Ben ihtiyaç duyulmak istiyorum. Benim birisinin hayatında vazgeçilmez olmaya ihtiyacım var. Bütün boş vaktimi, egomu ve dikkatimi yiyip bitiricek birine ihtiyacım var. Bana bağımlı biri. Karşılıklı bağımlılık.


Tıkanma - Chuck Palahniuk


Fotoğraf: Lucie Kout

Alıntı - Murat Uyurkulak


İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor... Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki dönem araf misali (...) kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde boktan hayatlar. 



MURAT UYURKULAK (Bazuka)

29 Temmuz 2012 Pazar

Alıntı - Mümin Sekman


Eğer arabanız yoksa, size şehrin tüm yollarını göstersem de bir gün sonra çoğunu hatırlamazsınız. Şehrin araba yolları en hızlı ne zaman öğrenilir? Ehliyeti aldıktan sonra ilk defa araba alıp şehrin içinde dolaşmaya başlandığı zaman! Araba yolları trafikte daha hızlı öğrenilir. Ehliyeti almadan otomobil kullanmak, yani nasıl yapılacağını öğrenmeden bir işi yapmaya çalışmak hatalıdır ama nasıl yapılacağını öğrendikten sonra harekete geçmeyip hiç bir şey yapmamak da kendi potansiyeline ihanettir.


Mümin Sekman

Sözler - Leonardo Da Vinci


Bulduğun her fırsatta uzaklara git, biraz dinlen, çünkü işine geri geldiğinde kararların daha kesin olacak. Biraz uzaklaş çünkü o zaman iş gözünde büyümez ve daha çok şeyi halledebilirsin. Uyum ve orantıdaki eksikliği daha rahat fark edebilirsin.


Leonardo Da Vinci

Beynimizi daha iyi çalıştırmak için 20 ipucu


1- Beyin açık havadayken ve ayaktayken daha iyi çalışır. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık yüzde 10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Hayatınızla ilgili önemli kararlar alırken açık havada veya doğada vakit geçirebilirsiniz.

2 - Yürürken kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz?

3- Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.

4- Zihinsel jimnastik/antrenman yapın. Bunun için çeşitli bulmacaları çözebilirsiniz. Satranç gibi akıl oyunları oynayın.

5 - Rutin olarak tekrar ettiğiniz davranışlardan vazgeçin. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından bir günlüğüne televizyon kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.

6 - Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin.

7 - Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.

8 - Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klâsik müziğin zekâya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.

9 - Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Unutmayın, kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.

10 - Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, beyin ve düşünce kapasitesini artırır.

11 - İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein‘in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar.

12 - Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25’ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın.

13 - Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.

14 - Kullanılmayan organ körelir. Sürekli televizyon seyrederek beyninizi “düşük viteste" çalıştırmayın.

15 - Beynin en tehlikeli yanı “ters çaba” kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, korktuğunuzu başınıza getirir. Buna ters çaba kuralı denir. Beyin odaklanılan hedef olumsuz olsa bile, bunu gerçekleştirmek için çalışır. Topluluk önünde konuşma yaparken “acaba heyecanlanır mıyım?” diye düşünürseniz, heyecanlanırsınız.

16 - Beyni yoran monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.

17 - Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna “sihirli sayı” kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklenmesi durumunda beynimiz “servis dışı” olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken “kafadan “ değil, tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kâğıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.

18 - Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Fiziksel zindelik, zihinsel zindelik getirir. Uzun süre hareketsiz kalmak, zihni de hareketsizleştirir. Spor yapmaya, fazla kilolarınızdan kurtulmaya özen gösterin. Yeterince su için. Çünkü, insan beyninin yüzde 78’i su ile kaplıdır.

19 - Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler, sık tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Dersleri kısa aralar vererek çalışmak akıllıca bir harekettir.

20 - Bu hafta kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha fazla düşünün. Unutmayın, beynimizi daha iyi çalıştırmak için kullanacağımız organ yine beynimiz “Aklınızı başınıza” toplayın ve kullanın.

-alıntıdır-

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Anna Silivonchik Tabloları



















Erdemli İnsanların Dokuz Düşüncesi Vardır


1. Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler 
2. Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler 
3. Görünüşleri bakımından cana yakın olmayı düşünürler 
4. Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler
5. Konuşmalarında doğru sözlü olmayı düşünürler 
6. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler 
7. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler 
8. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler
9. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler...

-alıntıdır-